2025 itibarıyla bulut, kurumsal inovasyonun ana omurgası haline geldi. Paylaşılan güncel sektör analizlerinde genel bulut harcamaları 700 milyar dolar bandını aşıyor. IT tarafında büyümenin lokomotifi ise AI-optimize sunucular ve veri merkezi sistemleri. 2025’te yüzde 42 civarında yıllık artış ve 2026’da yüz milyarlarca dolarlık ilave yatırım dalgası bekleniyor.
Türkiye’de de tablo benzer; hızlı bir ivme ve derinleşen talep var. TÜBİSAD verileri, 2024’te Türkiye BİT pazarının 36,7 milyar dolara ulaştığını gösteriyor; büyümenin sıcak noktaları ise yazılım ve bulut. Kamu tarafında 2023-2028 bulut stratejisi ve eylem planı yol haritasını netleştiriyor. Toplam bulut pazarı şu an 2,69 milyar dolar düzeyinde. 2030’da 9,7 milyar dolar hedefiyle ilerliyor. Bu büyümedeki en önemli nokta ise veri egemenliği.
Dijital çağın emperyalizmi “veri sömürgeciliği”, küresel teknoloji devlerinin ve veri tekellerinin gelişmekte olan ülkelerin veya bireylerin ürettiği veriyi ücretsiz veya düşük maliyetle toplayarak kendi ekonomik ve politik çıkarları doğrultusunda kullanması anlamına geliyor. Çözüm ise yerli ve milli bulut şirketleri.
vMind Bilgi Teknolojileri CEO’su Volkan Duman’ın ısrarla altını çizdiği gibi “Veri Egemenliği” bunun bir söylem değil politika olması gerektiğini ifade ediyor. Duman, “Fransa, Almanya, İtalya gibi Avrupa Birliği ülkelerinde büyük sağlayıcılar da modelini buna göre ayarlıyor. Körfez ülkeleri AI ve bulut merkezi olma hedefiyle mega yatırımlar yapıyor. Bu tabloda mesaj net; dijital dünyada egemenlik artık bir tercih değil, ulusal bir güvenlik ve ekonomik stratejidir” diyor.
vMind ne zaman kuruldu?
vMind’i 2013 yılında, sektörün dönüşümüne yön veren bir teknoloji oyuncusu olma hedefiyle ve yüzde 100 yerli sermayeyle kurduk. Bilişim 500’de yerel hizmet sağlayıcılar arasında bulut kategorisinde 6 kez lider seçildik. 2017’den bu yana Yıldız Teknopark’tayız; burada Ar-Ge odağımızı büyütürken müşterilerimize tek sözleşme – tek SLA yaklaşımıyla yalın, güvenli ve çevik bir deneyim sunuyoruz.
Tiryaki Agro, Limak Çimento, Dedeman, Sütaş, Hedef Filo, Gürmen Group, Nurol-Bank gibi üretimden perakendeye ve finansa 30’a yakın farklı sektörden referanslarımız mevcut.
Toplam kaç şirkete, ne kadarlık bir kapasite ile hizmet veriyorsunuz?
Bugün 30’a yakın sektörde, binin üzerinde kurumun BT yükünü güvenle taşıyoruz.
10.000+ sanal sunucu, 50+ PB kapasite, yüzde 99,99 uptime garantisi ve 5 veri merkezi ile kesintisiz hizmet sunuyoruz.
Yurtdışı açılma planınız var mı?
Yurt dışında da yakın zamanda Avrupa Birliği sınırları içinde ve Arap Emirlikleri’nde olacağız. Avrupa’da ise Hollanda’da konumlanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 4 milyon dolarlık bir yatırım öngörüyoruz.
İki eksende ilerliyoruz: Ölçeği büyütmek ve bölgesel yayılımı hızlandırmak. Yurt içinde önceliğimiz, portvMind Public Cloud’un yeni nesil mimarisini üretim ortamına alıp kapasiteyi iki katına çıkarmak.
Yurt dışında ise iki adım planladık. İlk olarak EMEA bölgesinde bir veri merkezi kurmak için fizibilite çalışmalarını başlattık; hibrit bulut ve yönetilen hizmet taleplerini yerinde karşılayacak bir organizasyonla bunu hayata geçireceğiz. İkinci adım olarak META bölgesindeki varlığımızı kanal iş ortaklıklarıyla büyütmeyi hedefliyoruz.
Son bir yılda ne kadar büyüdünüz?
2025’i istikrarlı bir büyümeyle kapatıyoruz; son çeyrekte yıllık cironun yarısına yakını gerçekleştik. 2026’da odağımızı kapasitemizi iki katına çıkarmak, yeni felaket kurtarma merkezleri açmak, teknik ekibimizi yüzde 25 büyütmek ve Türkiye’de +1 pazar payı elde etmek üzerine kurduk. Bu yılı yüzde 60-70 oranında büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. İstihdam tarafında ise; farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı, her yıl düzenli olarak büyüyen bir ekiple çalışıyoruz. Doğrudan istihdamımızın yanı sıra, iş ortaklarımız, tedarikçilerimiz ve ekosistemimizle birlikte dolaylı olarak da önemli bir istihdam etkisi yaratıyoruz. Bizim için nitelikli istihdam, sadece sayısal bir gösterge değil; aynı zamanda müşterilerimize sunduğumuz hizmet kalitesinin ve inovasyon kapasitemizin temelini oluşturuyor.
Veri egemenliği nedir? Türkiye sizce bu anlamda egemen mi?
Veri egemenliğini, bir ülkenin sınırları içindeki verinin nerede tutulduğuna, nasıl işlendiğine ve kimlerin erişebileceğine o ülkenin hukukunun karar vermesi ve bunu teknik olarak da uygulayabilmesi olarak görüyorum. Sadece “veri Türkiye’de dursun” demek yetmez; kontrolün de burada olması gerekir. Biz vMind olarak portvMind bulut platformunu tam bu çerçevede konumlandırıyoruz. Verinin de, yönetim katmanının da, anahtarların da Türkiye’de kalabildiği; aynı anda global standartlarla çalışabilen bir yapı.
Türkiye, KVKK ve sektör regülasyonlarıyla önemli mesafe aldı; fakat gerçek veri egemenliği için yerli bulut altyapısını, açık standartları ve bunu yönetecek nitelikli insan kaynağını birlikte düşünmek zorundayız.
Bunun için yerli bulut şirketiyle çalışmak yeterli midir? Türkiye’de bu alanda kaç yerli ve milli firma var?
Yerli bir bulut şirketiyle çalışmak veri egemenliği açısından çok kritik ama tek başına yeterli değil. Çünkü veri egemenliği yalnızca veri merkezinin Türkiye’de olmasına indirgenemez. Kullanılan altyapının ve yönetim katmanının nasıl kurgulandığı, şifreleme anahtarlarının kimde olduğu, hangi yazılımlara ve tedarik zincirine ne ölçüde bağımlı olunduğu, SLA’lerin ve sözleşmelerin ne kadar şeffaf olduğu gibi unsurlar da resmi önemli parçalar.
Dolayısıyla “yerli bulut kullanıyoruz, o halde veri egemenliğimiz tamdır” demek gerçeği fazla sadeleştiren bir yaklaşım olur. Asıl sorulması gereken, veri merkezinin yerelde konumlanmasının ötesinde, yönetim katmanının ve veriye erişim sınırlarının gerçekten kurumun kontrolünde olup olmadığıdır.
Türkiye’de bulut ve barındırma alanında faaliyet gösteren çok sayıda oyuncu var; ancak kendi bulut platformunu geliştiren, Private ve Public katmanları birlikte sunan, yönetilen hizmetlerle bunu uçtan uca sahiplenen, açık kaynak temelli mimariyi kullanan ve regülasyon uyumunu işin merkezine alan “yerli ve egemen bulut sağlayıcı” sayısı hâlâ sınırlı.
vMind olarak biz, portvMind bulut platformu ile; kendi geliştirdiğimiz mimari, çoklu veri merkezleri, Kubernetes Engine katmanımız ve yönetilen hizmet ekosistemimizle bu alanda yerli, regülasyon uyumlu ve egemen bir bulut yaklaşımını temsil etmeye çalışıyoruz.
Peki, veride tamamen bağımsız ve egemen olmak mümkün mü?
Küresel ölçekte baktığımızda, yüzde yüz bağımsızlık teorik olarak çok cazip ama pratikte oldukça zor bir hedef. Donanımdan işlemcilere, depolama teknolojilerinden bazı yazılım bileşenlerine kadar pek çok katmanda global bir tedarik zincirine bağlıyız. Her şeyi A’dan Z’ye içeride ürettiğiniz, dış dünya ile neredeyse hiç temas etmediğiniz bir model, günümüz ekonomi ve inovasyon dinamikleriyle çok örtüşmüyor.
Ancak bu, veri egemenliğinin bir hayal olduğu anlamına gelmiyor. Burada kritik olan, “kritik verilerimde, iş sürekliliğimde ve stratejik altyapımda karar verici kim?” sorusuna nasıl cevap verdiğinizdir.
Bizim bakış açımıza göre; kritik verilerin saklandığı ve işlendiği ortamların yerelde konumlanması, yönetim katmanı ve şifreleme anahtarlarının kurum kontrolünde olması, platformların açık standartlara dayanması ve tek bir üreticiye mahkûm olmayacağınız, vendor lock-in riskini minimize eden bir mimarinin tercih edilmesi gerekiyor. Gerektiğinde çoklu bulut stratejileriyle hem yerel hem global oyuncuları, sizin belirlediğiniz kurallarla kullanabileceğiniz bir model, gerçekçi ve ulaşılabilir bir “stratejik özerklik” sunuyor.
Dakika bazlı ödeme dönemini başlattı
Kısa bir süre önce portvMind Public Cloud’un tanıtımını yapan şirket, KOBİ’lerin maliyetlerini yüzde 30’a varan oranda düşürmeyi hedefliyor. portvMind Public Cloud, Türkiye’de konumlandırılmış açık kaynak temelli altyapısıyla verileri ülke sınırları içinde tutarken, “Kullandığın Kadar Öde” modeli kapsamında sunduğu dakikalık faturalama ile öne çıkıyor.
Global devlerin ön planda olduğu Public Cloud (Genel Bulut) ve Kamu Bulutu alanında ellerini taşın altına koyduklarını belirten Duman, 7/24 saha mühendis desteğini ek bir ücret almadan vereceklerini, ilk 10 bin TL’lik kullanımı ücretsiz sunduklarını, şirketlerin hemen tek tıkla buluta açılabileceklerini belirtiyor.
Veri egemenliği kavramının bir söylem değil politika olması gerektiğini ifade eden Duman, “Fransa, Almanya, İtalya gibi Avrupa Birliği ülkeleri de büyük sağlayıcıları da modelini buna göre ayarlıyor. Körfez ülkeleri, AI ve bulut merkezi olma hedefiyle mega yatırımlar yapıyor. Bu tabloda mesaj net; dijital dünyada egemenlik artık bir tercih değil, ulusal bir güvenlik ve ekonomik stratejidir” diyor.
Volkan Duman kimdir?
1977 yılında İstanbul’da doğdum. Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldum. Bilişim sektöründe çalıştığım süre boyunca, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası arenada da çeşitli projelerde yer aldım; birçok teknolojik dönüşüm, altyapı ve entegrasyon projesini başarıyla yönettim.
Girişimcilik ruhum, akademik eğitimim ve sahada edindiğim deneyimlerle 2005 yılında ilk startup deneyimimi gerçekleştirdim. 2013 yılında kurucu ortakları arasında yer aldığım bir girişimden “exit” planımı başarıyla uygulayarak ayrıldım.
Bu süreç, vMind’in temellerini atacağım yeni bir vizyonun başlangıcı oldu. Ekiplerim beni “zor dönemde yol gösteren, fırsatı anında önce alan” bir yönetici olarak tanımlar. Benim için en gurur verici nokta da bu.